hayalperestim

En son konular

» Duvar Süsleme
Çarş. Ağus. 25, 2010 10:42 am tarafından againnn

» S.a miLLet.
Salı Kas. 03, 2009 7:27 pm tarafından Ŧøŋđ

» Hangi Müzik Türünü Dinliyorsunuz?
Ptsi Kas. 02, 2009 9:37 pm tarafından beyazmelek

» Merhaba...
Salı Ekim 27, 2009 10:32 pm tarafından Ŧøŋđ

» bir kız
Paz Ekim 25, 2009 2:33 pm tarafından Ŧøŋđ

» Sizce bu sezon en iyi transferi hangi takim yapti?
Paz Ekim 25, 2009 2:32 pm tarafından Ŧøŋđ

» Böyle Site Url'si Olur Mu? :D
Paz Ekim 25, 2009 2:31 pm tarafından Ŧøŋđ

En iyi yollayıcılar

coll (1432)
 
PaTRoN (501)
 
TimuRLenG (403)
 
ratKo_pşaşe (327)
 
DarKinq (219)
 
Enjekte (76)
 
De'quell (55)
 
q1sKo (26)
 
D_R_A_G_O_N (14)
 
Yasak (10)
 

    Yıldırım Bayezıd Dönemi

    Paylaş
    avatar
    coll
    Co Admin
    Co Admin

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1432
    Yaş : 23
    <hr>Tuttuğu Takım :
    <hr>Rep Puanı : 1000
    Rap Seviyesi :
    <hr>Madalyaları :
    <hr>Başarı Puanı :
    100 / 100100 / 100

    Güçlülük :
    100 / 100100 / 100

    Aktiflik :
    100 / 100100 / 100

    Kayıt tarihi : 29/08/08

    Yıldırım Bayezıd Dönemi

    Mesaj tarafından coll Bir C.tesi Ağus. 30, 2008 9:27 am




    YILDIRIM
    BAYEZID DÖNEMI


    Babasi, Murad Hüdavendigâr'in tahta cülûs etikleri
    761 (1360) yilinda dünyaya gelen Bâyezid, âdil, yigit, bilginlerle yoksullari seven,
    zenginlere sefkat, zahidlerle iyi insanlara saygi gösteren bir hükümdar idi. Ela
    gözlü, arslan simali, kumral sakalli, görünüsü kirmiziya mail, ak, müdevver ve
    berrak idi. Heykel gibi saglam ve güçlü kuvvetli idi. Cenk ve savas günlerinde
    korkusuz bir padisah idi. Giydigi elbise genellikle Bursa kadifesindendi. Annesi
    Gülçiçek hatundu.


    Osmanli pençesinin kavradigi Rumeli agacinda, harp
    sahasinda hükümdar ilân edilip babasinin tahtina oturan Yildirim'in bâzusu, daha nice
    meyvelerini Osmanlilarin etegine düsürmek üzere bekleyici idi. O, harp sahasinda
    hükümdar ilân edildiginden muharebeye devam etmekten geri durmadi. Ayrica komutanlardan
    Pasa Yigit'i Bosna, Firuz Bey'i de Vidin taraflarina akina gönderdigi gibi bizzat kendisi
    de Kratova gümüs madenlerini zapt ile Üsküp sehrine Türk göçmenlerini iskân
    ettirdi.


    Avrupa'nin siyaset aktörleri, Yildirim ünvani ile
    anilan Bâyezid'in fikir ve düsüncelerini pek de bilmez sayilmazlardi. Babasinin
    biraktigi hududu, mucizeli ordusuyla gögüsleyip alabildigine açan, açarken de
    karsilastigi sayisiz müsküllere yutkunmadan katlanan, özellikle kilise için bir Isa
    düsmani sayildigi halde, feth ettigi Hiristiyan ülkelerinin halkina bu kilise
    mensuplarindan, hatta papalardan daha müsfik ve anlayisli davranan koca Hüdâvendigâr
    gibi, oglu da acaba ayni siyaset ve insanlik yolu üstünde mi yürüyecekti?

    YAKUB ÇELEBI OLAYI

    Sultan Murad'in, Kosova Savasi'nda sehid olmasindan
    sonra devlet adamlari ile askerî erkânin ittifaki üzerine yerine büyük oglu Bâyezid
    geçti. Askerî hareketlerdeki sür'ati yüzünden "Yildirim" ünvanini alan
    Bâyezid, Kosova savasinda Rumeli askeri ile sag cenaha kumanda etmisti. Savasin
    kazanilmasinda da büyük bir rol oynamisti. Bâyezid, henüz düsmani kovalamakla mesgul
    olan kardesi Yakub'u çagirtarak hükümdarliga ortak olur endisesiyle onu
    öldürtmüstü. Böylece yeni bir buhranin çikmasina da engel olmustu. Bu olay, bazi
    devlet adamlari ile askerler arasinda ve Osmanli sinirlari disinda kalan Anadolu
    Beylikleri arasinda Yildirim Bayezid'e karsi bir hosnutsuzlugun dogmasina sebep olur.
    Âsikpasazâde, bu olayla ilgili olarak "Ol gece askere izdirap düstü"
    diyerek, askerin bu hadiseden nasil müteessir oldugunu anlatmaya çalisir.


    Gerçekten bazi yazarlar, Yildirim Bâyezid'in bu
    hareketini çok dramatik bir sekilde vermekte ve bunu, Yildirim'in Timur karsisindaki
    maglubiyetinin sebeplerinden biri olarak görmektedirler. Bu cümleden olarak Fatma Aliye
    sunlan söyler:


    "Sehzadeler ve askerî komutanlar, hezimete
    ugrayanlan takib ediyorlardi. Yildmm Bâyezid'e haber verildi. Hemen gelip zât-i
    sâhâneye mahsus olan ak sancak altina oturdu. O ak sancak, Selçuklu Sultani'nin Osman
    Gazi'ye vermis oldugu sancakti ki o zaman o sancagin altina zat-i sâhâneden baskasi
    oturamazdi. Yildirim Bâyezid, o sancagin altina oturmakla ilan-i saltanat etmis oldu.


    Zavalli Yakub Çelebi, hadiseden habersiz olarak
    ordugâha geldiginde yorgunlugunu geçirmeye ve rahat bir nefes almaya firsat bulamadan
    "pederin seni istiyor" diyerek Hüdâvendigâr'in mübarek cesedi üzerine
    kurulan çadira götürülüp orada bogduruldu. Bu vak'a, bütün tarih kitaplarinda
    mühim bir konunun açilmasina sebep olmustur. Bunu, Yildirim'in maglubiyet sebeplerinden
    biri ve belki birincisi olarak kayd edenler de olmustur. Savci Bey de buna bir örnek
    teskil etmiyor. Çünkü Savci Bey, isyan bayragini çekmisti. Andronikos ile birlikte bir
    eskiya grubunun basina geçmisti. Yakub Çelebi ise o zaman önemli bir vilayet olan
    Karesi'yi çok iyi idare etmis, harplerde zaferler kazanmis ve herkesi kendinden memnun
    etmisti."


    Murad Hüdâvendigâr'in sehadeti üzerine meydana gelen
    saltanat degisikligi, Anadolu Beylerinin ve özellikle kendisini Selçuklularin mirasçisi
    sayan Karamanlilarin ortadan kalkmis gibi görünen düsmanligini tekrar ortaya çikardi.
    Sehzade Yakub'un öldürülmesini bahane ederek, güya onun intikamini almak üzere
    Bâyezid'e karsi harp açip her taraftan tecavüze kalktilar. Karamanaoglu Alaeddin Bey
    tarafindan kiskirtilan bu beylikler, Aydinli, Saruhanli, Germiyanli, Menteseli ve Hamideli
    beylikleri idi. Nitekim Germiyanogullari'ndan Sah Çelebi oglu Yakub Bey, daha önce
    Osmanlilar eline geçmis olan Germiyan kasaba ve bölgelerini geri aldigi gibi
    Karamanlilar da Beysehri'ni zapt ettiler. Anadolu'da Kara Tatar denilen Mogollarin reisi
    Mürüvvet Bey de Kirsehir'i zapt edip Sivas emiri Kadi Burhaneddin'e teslim etti. Diger
    beylerin her biri, bu karisikliktan istifade ederek bir takim yerlerin zaptina
    kalkistilar. Bu durum, Osmanli Devleti'ni çok zor durumlara sokmustu. Babasi tarafindan
    saglanmaya çalisilan Anadolu birligi yeniden tehlikeye girmisti. Sultan Yildirim
    Bayezid'in bunlara süratli bir sekilde çare bulmasi ve isleri düzeltmesi gerekiyordu.
    Bunun için Bâyezid, Anadolu'ya geçmeden önce Rumeli'deki durumu derhal düzeltmek
    gerektigini düsünerek kendisine muhalefette bulunan emir ve askerleri yeniden kendine
    bagladi. Sonra Sirp Krali Lazar'in henüz küçük yastaki oglu Istefan Lazaroviç'in
    vasisi olan annesiyle anlasti. Bu yeni Sirp despotu da vergi (harac) ve gerektiginde
    muharebelerde bütün askeri ile birlikte padisahin maiyetinde bulunmayi taahhut ettigi
    gibi her yil Osmanli padisahini ziyaret etmeyi de kabul ediyordu.


    Kosova maglubiyetinden sonra gerek Istefan Lazaroviç,
    gerek Pristine hakimi Vuk Brankoviç yerlerinde kalabileceklerini hiç ümid etmiyorlardi.
    Onlar, Yildirim'la anlasmayi canlarina minnet bildiler. Bu antlasmayi kuvvetlendirmek
    için yeni Osmanli hükümdari, maktul Lazar'in kizi Marya Despina'yi nikahlamisti.
    Bayezid'in bu sekildeki genis müsamahasina Anadolu'daki vaziyetin kritik durumu sebep
    olmustu. Bu baris sayesinde Rumeli'de, disardan gelebilecek ve özellikle Macarlar
    tarafindan yapilacak tahrik ile meydana gelmesi muhtemel bir muhalefet önlenmis oluyordu.
    Böylece meydana gelen dostluk, samimi bir sekilde Bâyezid'in vefatina kadar devam
    edecekti. Sirplar, Kosova'da hâkimiyetlerine son veren darbeyi yemis olmalarina ragmen,
    dinî ve millî degerlerine karsi gördükleri genis müsamaha ve müsaade yüzünden
    fatihlerin (Osmanlilarin) idaresine tereddüdsüz katildilar. Hele Arnavud, Macar ve
    Dalmaçyalilara karsi yapilan akinlarda ganimetlere istirak etmeleri, anlari yeni idareye
    çarçabuk isindirdi.


    Yildirim Bayezid, Balkanlar'da kuvvetli kalabilmek için
    akinci teskilatini yeniden canlandirmak ihtiyacini hissederek Evrenos Bey, Pasa Yigit Bey
    ve Firuz Bey gibi komutanlarin, basta Bosna olmak üzere Eflak ve Tuna'nin kuzey
    taraflarina kadar akinlar düzenlemelerini emr etti. Daha önce de kisaca temas edildigi
    gibi bu akinlar esnasinda Üsküp alinarak sehre Türk ahali yerlestirilmisti. Bu sirada
    Edirne'ye dönen Bâyezid, Anadolu'ya hareket etmeden önce burada dinî ve sosyal
    müesseselerin kurulmasini emr etti. Böylece Edirne bir kültür merkezi haline gelmeye
    basladi. Gerçekten de hâlâ bu gün Yildirim adi ile anilan mahallede bir imâret ile
    kubbesi dört kemer üzerinde durmakta olan caminin temellerini atti. Bu arada kendisini
    tebrike gelen Venedik ve diger Italyan siteleri ile olan ticaret antlasmalarini yeniledi.
    Yeni hükümdar, Venedik ticaretini himaye etmeyi kabul ediyorsa da gelecek için fazla
    teminat vermiyordu. Bu antlasma, daha sonraki Anadolu seferi için büyük bir önem
    tasiyacakti. Zaten bu yüzden Bâyezid müsamahali davranmisti.


    Bâyezid, Bursa'ya dönmeden önce hemen hemen bir sehir
    devleti haline gelmis olan Bizans gailesini de ber taraf etmek istiyordu. Bunu
    gerçeklestirebilmek için de Bizans'taki taht kavgalarindan istifade etmeyi
    düsünüyordu. Böylece Anadolu'da girisecegi faaliyet esnasinda Bizans tarafindan
    gelebilecek tehlikelerden emin olmak istiyordu.


    Osmanli Sultani, vaktiyle Savci Bey ile müstereken
    isyan edip fesat çikarma suçundan dolayi hapse atilmis olan Imparator Ioannis'in oglu
    Andronikos ile onun oglu Ioannis'in müracaatlarini kabul ederek bir miktar askerle
    Edirne'den Istanbul'a yürür. Imparator Ioannis ile saltanat ortagi olan Manuel'i hal'
    ederek hapse attirir. Bu arada hapisteki prensleri de kurtarip hükümdar yapar ve bir
    vergi ile kendine baglar. Fakat kisa bir müddet sonra iki mahpus hapisten kurtularak
    sultana iltica ederler. Onlar, daha önceki vergiden baska belli bir miktarda asker
    vererek seferlere katilmayi da taahhüd ederler. Bunun üzerine Bâyezid, onlari tekrar
    hükümdarliga getirir. Bununla beraber Bâyezid, Andronikos ile oglunu hapse attirmayip
    kendilerine Bizans topraklarindaki Silivri, Eregli, Selanik vs. gibi yerlerin
    hâkimiyetini verir.

      Forum Saati Cuma Kas. 24, 2017 1:56 pm