hayalperestim

En son konular

» Duvar Süsleme
Çarş. Ağus. 25, 2010 10:42 am tarafından againnn

» S.a miLLet.
Salı Kas. 03, 2009 7:27 pm tarafından Ŧøŋđ

» Hangi Müzik Türünü Dinliyorsunuz?
Ptsi Kas. 02, 2009 9:37 pm tarafından beyazmelek

» Merhaba...
Salı Ekim 27, 2009 10:32 pm tarafından Ŧøŋđ

» bir kız
Paz Ekim 25, 2009 2:33 pm tarafından Ŧøŋđ

» Sizce bu sezon en iyi transferi hangi takim yapti?
Paz Ekim 25, 2009 2:32 pm tarafından Ŧøŋđ

» Böyle Site Url'si Olur Mu? :D
Paz Ekim 25, 2009 2:31 pm tarafından Ŧøŋđ

En iyi yollayıcılar

coll (1432)
 
PaTRoN (501)
 
TimuRLenG (403)
 
ratKo_pşaşe (327)
 
DarKinq (219)
 
Enjekte (76)
 
De'quell (55)
 
q1sKo (26)
 
D_R_A_G_O_N (14)
 
Yasak (10)
 

    Sonsuz Aşk

    Paylaş

    ratKo_pşaşe
    Yeni Üye
    Yeni Üye

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 327
    Yaş : 26
    Nerden : denizli-hayriye
    Ruh Halim :
    <hr>Tuttuğu Takım :
    <hr>Rep Puanı : 40
    <hr>Madalyaları :
    <hr>Başarı Puanı :
    75 / 10075 / 100

    Güçlülük :
    50 / 10050 / 100

    Aktiflik :
    10 / 10010 / 100

    Kayıt tarihi : 07/09/08

    Sonsuz Aşk

    Mesaj tarafından ratKo_pşaşe Bir Paz Eyl. 14, 2008 4:53 pm

    İki sevgili sinemadan yeni çıkmış bir lokantaya girip yemek siparişlerinin gelmelerini beklerken sohbete dalmışlardı. O sırada yanlarında ki masaya yaşlı bir beyefendi oturmuştur. Garsondan yemeğini isteyen yaşlı adam, yemeğin gelmesini beklerken camdan dışarı bakıyordur bir yandan da genç sevgillileri süzüyordur. Yemekler gelmiştir her iki masanında ve yemeğe koyulmuşlardır genç sevgililer de yaşlı adam da. Saatler yavaşça geçiyordur genç sevgililer sohbet ederek yemeklerini yiyorlardır. Yaşlı adamsa bir yandan yemeğini yiyor bir yandan dışarı bakıyor bir yandan da genç sevgilileri süzerek onları dinliyordur. Zaman hızla geçerken yaşlı adam genç sevgililerden önce kalkıp gitmiştir. Genç sevgililer yemeklerini bitirmiş hala sohbet ediyorlardır ve gece olmuştur. Yaşlı adam ise sevgililerin buluştuğu kuğular parkına giderek bir banka yavaşça oturur. Hava hafiften esiyor ve adamın narin bedenini az da olsa sarsıyordur. Adam montuna sarılıyordur ara sıra. Yaşlı adam ağaçlardan düşen yaprakları izlerken geçmişe ait hatıralar arasında kaybolmaya başlar. Geçmişe ait ne yaşanmıştı ki!.. Güzel veya kötü binlerce anı arasından hatırlamak istediği neler vardı ya da?!. Ellerini paltosunun cebine sokarak kafasını öne eğdi ve düşünmeye devam etti. Yıllar önce bu parkta tek başına değildi. Canından çok sevdiği sevdalısı ile birlikte defalarca bulunmuştu. Şimdi ise bir gece vakti tek başına ve üstelik soğuk bir rüzgarın eşliğinde anılarını yeniden hatırlıyordu. Masallarda ki bir aşktı yaşadıkları. Güzel bir genç kız ve yakışıklı bir delikanlı. Yüzleri gibi içleri de temiz ve iyi olan bu gençler yakında evleneceklerdi. Planları buydu elbette. Kader de ne olacağı belli değildir. Seçtiğimiz seçimler doğrultusunda hayatı yönlendiririz tıpkı o gün gencin yaptığı gibi. Genç kız gelinliğini diktirmiş ve odasının en güzel yerine asarak devamlı ona bakıyordu. Düğüne bir kaç gün kalmıştı her şey hazırdı. İki genç gene kuğulu parka gelmiş ve mutlu mesut geziyorlar ve düğünden konuşuyorlardı. O gün bir hayatın bitişinin olacağını kim bilebilirdi ki. Delikanlı, kızı evine bırakır ve kendi evine doğru yola koyulur. Genç kız evdeki işlerini bitirdikten sonra günlüğüne o gün olanları yazmaya başlar. Sonra bir duş alıp yatmayı planlar. Banyoda saatlerce durur ve saatler sonra da bir ses çıkmaz kızdan. Sabah olduğunda işin aslı anlaşılır. Delikanlı evine gelir kızın, evde bir koşuşturma vardır. Ambulansın sirenlerini duyar ama ambulans çoktan evden uzaklaşmıştır. Çocuk ne olduğunu anlamaya çalışır. Herkese neler olduğunu sorar bir yandan sevdalısını aramaya koyulur. Hiç bir yerde yoktur sevdalısı sonra birinden kötü haberi alır. Çocuk bir yanda yıkılır yere sonra bu habere dayanamaz ve ayağa kalkıp hastaneye koşar. Görevlilerin müdahalesine rağmen sevdalısını görmeye çalışır ve bunu başarır da. Sevdalısının o canlı halinden artık eser yoktur. Sessizliğe boğulur her yer ve delikanlının gözlerinden yaşlar akmaya başlar. Sevdiğini son kez öper ve onu geride bırakarak evine doğru yola koyulur yıkık bir halde. Sevdalısının naaşının defnedilmesinin üzerinden bir kaç hafta geçmiştir. Çocuk sevdalısına ait eşyalara bakmaya daha yeni yeni alışmaya başlamıştı. Kutuların arasında kızın günlüğünü bulur ve okumaya başlar tek tek. Sevinçleri, hüzünleri, acıları, sevdalısına ait olan her şeyi yaşar günlüğü okurken. Yavaş yavaş son sayfalara geldiğinde kendini kötü hissetmeye başlar. Hele ki son sayfayı okuyunca kendini bir an nefes alamıyormuş gibi hisseder.

    Günlükte yazan son sözler:
    Düğünüme 3 gün kaldı ve ben mutluluktan uçuyorum. Her şey çok güzel olacak biliyorum. En önemlisi sevdiğimle evleniyorum. Onunla mutlu bir hayatım olacağını biliyorum çünkü onu gerçekten çok seviyorum ve onun da beni sevdiğini biliyorum. Sevmek çok güzel bir duygu. Aşkım Seni Seviyorum!!! Bunu okuyacaksın bir gün biliyorum. Belki benle belki benden gizlice Smile Ama okurken şunu aklından hiç çıkarma sonsuza kadar seveceğim tek kişi sen olacaksın. Bu dünya da ve bundan sonra da ...

    Yıllar geçer delikanlı asla evlenmez. Yılların hatırasını bir bir hatırlayan yaşlı adamın üstüne yine yılların hüznü bürünür ve banktan kalkarak evinin yolunu tutar. Öyle ya ne de olsa sevdiği onunla birliktedir sonsuza dek. Sadece bedenlerin olduğu bir dünya değil burası. Gerçek eş ruhların birbirlerini bulabildikleri sevebildikleri aşık olabildikleri bir dünya. Sevdalılar er geç sonsuz bir mutlulukla yine birlikte olurlar. Yeter ki yaşadıkları gerçek aşk olsun.

      Forum Saati Çarş. Ocak 18, 2017 4:33 am