hayalperestim

En son konular

» Duvar Süsleme
Çarş. Ağus. 25, 2010 10:42 am tarafından againnn

» S.a miLLet.
Salı Kas. 03, 2009 7:27 pm tarafından Ŧøŋđ

» Hangi Müzik Türünü Dinliyorsunuz?
Ptsi Kas. 02, 2009 9:37 pm tarafından beyazmelek

» Merhaba...
Salı Ekim 27, 2009 10:32 pm tarafından Ŧøŋđ

» bir kız
Paz Ekim 25, 2009 2:33 pm tarafından Ŧøŋđ

» Sizce bu sezon en iyi transferi hangi takim yapti?
Paz Ekim 25, 2009 2:32 pm tarafından Ŧøŋđ

» Böyle Site Url'si Olur Mu? :D
Paz Ekim 25, 2009 2:31 pm tarafından Ŧøŋđ

En iyi yollayıcılar

coll (1432)
 
PaTRoN (501)
 
TimuRLenG (403)
 
ratKo_pşaşe (327)
 
DarKinq (219)
 
Enjekte (76)
 
De'quell (55)
 
q1sKo (26)
 
D_R_A_G_O_N (14)
 
Yasak (10)
 

    Hayata Dair 5 Ders

    Paylaş
    avatar
    ratKo_pşaşe
    Yeni Üye
    Yeni Üye

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 327
    Yaş : 27
    Nerden : denizli-hayriye
    Ruh Halim :
    <hr>Tuttuğu Takım :
    <hr>Rep Puanı : 40
    <hr>Madalyaları :
    <hr>Başarı Puanı :
    75 / 10075 / 100

    Güçlülük :
    50 / 10050 / 100

    Aktiflik :
    10 / 10010 / 100

    Kayıt tarihi : 07/09/08

    Hayata Dair 5 Ders

    Mesaj tarafından ratKo_pşaşe Bir Paz Eyl. 14, 2008 4:48 pm

    Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en
    iyi ögrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve
    orada
    çakıldım kaldım. Son soru söyleydi :
    'Hergün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedır ?'
    Bu her halde bir çeşit şaka olmalıydı. Kadını, yerleri sılerken, hemen
    hergün görüyordum. Uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50'lerinde
    falan
    olmalıydı. Ama adını nerden bilecektim ki ! Son soruyu yanıtsız
    bırakıp kağıdı teslim ettim. Süre biterken bir öğrenci, son sorunun
    test sonuclarına
    dahil olup olmadığını sordu.
    'Tabii, dahil' dedi, Hocamız...
    'İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız. Hepsi birbirinden
    farklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hak eden
    insanlar bunlar.
    Onlara sadece gülümsemeniz ve 'Merhaba' demeniz gerekse bile...'
    Bu dersi hayatım boyunca unutmadım. Hademenin adını da...
    Dorothy idi.


    İkinci Ders :

    Bir gece vakit gece-yarısına doğru Alabama Otoyolunun kenarında duran
    bir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırca yağan yağmura rağmen,
    bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu.
    geçen her arabaya el sallıyordu. Yanında durdum. 60'lı yıllarda bir
    beyazın bir
    zenciye, hem de Alabama'da, yardıma kalkışması pek olağan şeylerden
    değildi. Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına bıraktım.
    Ayrılırken
    ille de adresimi istedi, verdim. Bir hafta sonra, kapım çalındı.
    Muazzam bir konsol televizyon indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi,
    armağanda...
    'Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç
    yağmur sadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti.
    Kendime güvenimi
    yitirmek üzereydim, siz çıka geldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olan
    kocamın yatağının baş ucuna zamanında ulaşmayı başardım. Bi raz sonra
    son nefesini
    verdi.



    Üçüncü Ders :

    Size Hizmet Edenleri Hep Hatırlayın...

    Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk
    pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu... Çocuk sordu:
    'Çikolatalı pasta kaç para ?'
    '50 Cent.'

    Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı. Bir daha sordu:
    'Peki, Dondurma Ne Kadar ?'
    '35 Cent.' dedi garson kız, sabırsızlıkla. Dükkanda yığınla müşteri
    vardı ve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu. Bu çocukla daha ne
    kadar vakit
    geçirebilirdi ki...
    Çocuk parasını bir daha saydı ve
    'Bir dondurma alabilir miyim, lütfen ?' dedi.
    Kız dondurmayı getirdi. Fişi tabağın kenarına koydu ve öteki masaya
    koştu. Çocuk dondurmasını bitirdi. Fişi kasaya ödedi. Garson
    kız masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu, birden. Masayı
    sanki akan gözyaşları temizleyecekti.

    Boş dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı
    15 Cent'lik bahşiş duruyordu..


    Dördüncü Ders :

    Yolumuzdaki Engeller...

    Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya
    koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak diye
    gözlüyor... Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray
    görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın
    etrafından dolasıp saraya girdiler. Pek çogu kralı yüksek sesle
    eleştirdi.Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz
    tutamıyordu.
    Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu.
    Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına
    sıkına itmeye
    başladı. Kan ter içinde kaldı ama, sonunda, kayayı da yolun kenarına
    çekti.Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski
    yerinde bir
    kesenin durduğunu gördü.
    Açtı... Ke se altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde...
    'Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir.' diyordu kral.Köylü,
    bü gün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.
    'Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.'


    Beşinci Ders :

    Önemli Olan Vermektir..

    Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler. Tek yaşam
    şansı, beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi. Küçük oğlan aynı
    hastalıktan mucizevi bir şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığın
    mikroplarını yok eden antikorlar oluşmuştu. Doktor durumu beş
    yaşındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu.
    Küçük çocuk bir an
    duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve 'Eğer kurtulacaksa, veririm
    kanımı' dedi.
    Kan nakli yapılırken, ablasının gözlerinin içine bakıyor ve
    gülümsüyordu.Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama
    küçü k çocuğun yüzü de
    giderek soluyordu...
    Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle doktora sordu :
    'Hemen mi öleceğim ?'
    Ufaklık, doktoru yanlış anlamıştı, ablasına vücudundaki bütün kanı
    verip, öleceğini düşünüyordu.

      Forum Saati Cuma Tem. 28, 2017 1:55 pm